Sağlıklı Yaşam İçin Tembelliği Fırsata Çevirin

Hayatımızın büyük bölümü onu düzene sokmaya çalışmak ve başarısız olmakla geçiyor. Kilo vermek, sağlıklı beslenmek, maksimum üretkenlik ve benzeri, toplumda bize güç kazandıracak bir takım alışkanlıkları hayatımıza entegre edebilmek amacıyla sonsuz enerji harcıyoruz. Meseleye duygusal bir içimde, başarı veya başarısızlık olarak yaklaşmak bize çoğunlukla stres olarak geri dönüyor. 

Aşağıda çevirisi olan makale, hayatınıza getirmeye çalıştığınız düzenlemeleri alışkanlık haline getirirken işinize yarayabilecek bir kaç davranışsal hile önermekte. Zamanımız kısıtlıyken bir taşla bir kaç kuş vurmak en iyisi. Gelin, Dr. Minden’in önerilerine birlikte bakalım..

Young Woman Really Wants To Eat Cupcakes
Young red head woman really wants to eat pink cupcakes

Daha Sağlıklı Bir Yaşamın En Kesin (ve Kurnaz) Yolu!

İrade gücünü bir kenara bırakın. Tek dayanağınız iradeniz olamaz. İrade gücü tek başına daha az yemenize ya da daha çok spor yapmanızı sağlamaz. Yani… Belki bir süreliğine sağlar, ama sonra işler tersine döner. Bu mücadeleyi eninde sonunda tembellik kazanır, ya da devam edecek motivasyonu kendinizde bulamazsınız. Tüm çabalara değdiğini düşünseniz dahi, keşke kendimi daha iyi kontrol edebilseydim dediğiniz anlar olacaktır.

Çoğumuzun hayatında bu düzeni sağlamış birileri vardır. Her gün spora gider, acayip düzenli ve istekli bir biçimde egzersiz yaparlar. Vitaminlerini saat kaçta alacakları bellidir, yedikleri yemeği gramına kadar bilirler. Hafta başlarken yiyecekleri her şeyi hazırlarlar, gelişimlerini takip ederler ve mümkün olan her yerden, ama en çok da İnstagramdan gözümüze sokarlar 🙂

Bu insanlar bu kadar nasıl böyle olur? Biz nasıl onlar gibi oluruz?

Bu kimselerin çoğu bu tür şeyleri yapmak için içsel bir motivasyona sahip. Sağlıklı yaşamanın önemine inanan insanlar. Bu yaşam tarzını anlamlı buluyor, onun tadını çıkarıyorlar. Dahası, başka türlü bir yaşamı hayal bile edemiyorlar.

Geri kalanımız içsel olarak başka şeyleri yapmaya motiveyiz. Örneğin iyi bir okuldan mezun olmak, para kazanmak, iyi bir ebeveyn olmak, gönüllü projeler, anlamlı ilişkiler, müzik, sanat, dünyayı keşfetmek… Bu saydıklarımdan bir kaçı sizi anlatıyor, değil  mi? Hem de bu şeyler sizin için öyle anlamlı ki, bunlar için fazladan bir çaba sarfediyormuş gibi dahi hissetmiyorsunz.

Sağlıklı yaşam için böyle bir içsel motivasyon hissetmiyor ama sağlıklı bir yaşam tarzının önemine inanıyorsanız, iradeniz tek başına sizi fazla uzağa götürmez. Örneğin bir spor programına başladığınızda devamlılık problem oluyorsa, artık yaratıcılığınızı kullanmanız gerekiyor demektir. Öncelikle, bu değişikliği hayatınıza entegre ederken karşınıza çıkan engelleri tek tek belirleyin. Engel olan şey ‘tembellik’ olsa dahi, hala umut var. Tembelliği de işinize gelecek şekilde kullanabilirsiniz.

Örneğin ben tembelliğimi kilo vermek için şöyle kullandım. Geçen yıl hayatımda bir sürü beklenmedik stres kaynağı varken zamanımı ayarlamakta güçlük çeker oldum. Uzun saatler ve hafta sonları çalışıyordum ve bu durum saplıklı beslenme ve egzersiz gibi şeylerin daha önemsiz hale gelmesine sebep oldu. Pek çoğumuz gibi dönem dönem ‘Bu böyle gitmez’ dediysem de, girişimlerim yarım kalmış az yeme çabasından öteye gidemedi.

Bir sene içinde 9 kilo aldıktan sonra artık yeter dedim. Bu problemle yüzleşme zamanı geldi. En büyük problemim fazla yememdi. Bedenimi beğenmiyordum, yorgun hissediyordum ve ağırlaşmış vücudumu gyme götürmek de gözümde büyüyordu. Kilo verme sürecini nasıl en basit hale getirebilirim diye düşündüm. İşin özü yemeği kısmaktı ve bunu yapmanın en kolay yolunu bulmalıydım.

Alışkanlıklarımı gözden geçirdiğimde, benim için olayın geceleri kontrolden çıktığını fark ettim. Gündüz genellikle idare ediyordum ama akşam işten eve geldiğimde, kendimi televizyonun önüne çökmüş, dışardan yemek ve üstüne tatlı söylerken buluyordum. Üstelik bütün gün stres içinde çalıştığım için o tatlıyı gayet hak ettiğime inanır bir biçimde…

Bu döngü böyle sürüp gidiyordu, ara sıra daha sağlıklı olmaya çalışsam da hemen tembelliğim yemek pişirmenin ya da gyme gitmenin önüne engel olarak çıkıyordu.

Yeme düzenime baktığımda, günlük aldığım kalorilerin üçte birini böyle gecelerde aldığımı keşfettim. Buna engel olmam gerekiyordu ve aklıma bir fikir geldi! Diş ipini erken kullanmak! Her gün yatmadan hemen önce diş ipi kullanıyorum ama aslında bu da gözümde büyüyen bir davranış. Biraz düşününce, dişlerimi erken temizlersem bunu bir daha yapmak için fazla tembel olduğumdan, arada yediğim ekstra abur cubur da dramatik şekilde azaldı.

Bu plan işe yaradı. İki ay boyunca, ne zaman içimden bir şeyler daha yemek gelse sonrasında diş ipini kullanmaya üşendiğim için yemekten vazgeçtim.

İki ay sonra yaşam tarzımda ciddi bir değişiklik yapmadan veya kendimi bir şeyden mahrum ediyormuşum hissini yaşamadan 5 kilo vermiştim bile. Bu kolay oldu.

Aynı yöntemi bu sefer de gyme daha fazla gitmek için kullanmaya karar verdim. Şahsen sabahları ilk iş egzersiz yapmayı tercih ediyorum ama sabahları önümdeki en büyük engel, e-maile bak, haberleri oku derken uzayıp giden saatler… 10 dakika alması gereken şey, bir kaç saati buluyor ve gym hayali suya düşüyor. Yarın giderim deyip geçiyorum.

Fazla yemeyi kesmek kolaydı. Basitçe yemek yemeyi daha zor hale getirdim ve  iş bitti. Fakat olmayan bir davranışın daha sık gerçekleşmesini sağlamak biraz daha kurnazlık gerektiriyor.  Öncelikle gyme gitmeme engel olan bariyerleri belirledikten sonra onlara nasıl engel olacağım konusunda yaratıcı olmam lazım.

Genelde geceleri bilgisayarımı açık bırkırım ki sabahları açılıp kapanmasını beklemeyeyim. Sabah bilgisayar kullanımını kısıtlamak için şu fikri buldum. Her gece yatmadan bilisayarımı tamamen kapatmak. Etkiyi arttırmak için telefonumu ve tabletimi de aynı şekilde kapattım.

İster inanın, ister inanmayın…bu basit hareket her şeyi değiştirdi. Sabah 10 dakika bilgisayarın kendini başlatmasını bekleme fikri yeterince itici olduğundan, gyme daha sık gitmeye başladım. Bu basit davranışsal strateji, hayatımı değiştirmek için tüm irademi sihirli bir biçimde toplamaya çabalamaktan daha güçlü çıktı.

 

Bu prensipleri kendi hayatınıza nasıl uygularsınız?

  • Değişmesini istediğiniz davranışı belirleyin
  • Değişmek içinizden gelmiyorsa, dış faktörleri ya da başka davranışları değiştirerek süreci kolaylaştırabilirsiniz
  •  İstemediğiniz bir davranışı azaltmak için mantıklı bariyerler yaratın..
  • Arzu ettğiniz davranışları arttırmak için var olan engelleri belirleyin ve onları ortadan kaldıracak stratejiler yaratın.
  • İrade gücünüze bağlı kalmaksızın da davranışlarınızı değiştirebildiğiniz için kendinizi takdir edin.
  • Sağlıklı yaşamın hayatınıza getirdiği olumlu şeylerin tadını çıkarın!

 

Yazının orjinali PsychologyToday websitesinden alınmıştır.

Advertisements