Boşanma ve Çocuk Psikolojisi: Çocuğunuzu Dinleyin

bosanma-ve-cocuk-psikolojisi-cocugunuzu-dinleyinBoşanma bir çocuğun hayatında her zaman için üzücü bir olaydır, ancak daha önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi çocuklarımızın bu sıkıntılı dönemi en sağlıklı şekilde atlatmalarını sağlamak biz yetişkinlerin elindedir. Bu dönemde çocukların duygularını anlamadan onlara yardımcı olamayız. Peki siz, çocuğunuzun hislerini dinliyor musunuz?

Boşanma, maddi ve manevi pek çok değişimi beraberinde getirir. Ailenin sosyal yapısı, ekonomik durumu, yaşamsal koşulları ve ebeveynlerin psikolojisi çocuğun sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken faktörlerdir ve var olan koşullar dahilinde alınacak önlemler değişkenlik gösterebilir. Örneğin, yetişkinlerin birbirine şiddet uyguladığı tehlikeli bir aile ortamında çocuğun anne ve babasıyla eşit düzeyde vakit geçirmesi sağlıklı bir seçenek olmayabilir. Aile içi şiddet durumunda boşanma konusunu ilerleyen dönemlerde özel olarak ele alacağız.

 

Yaşamsal koşullar gibi, çocukların boşanma haberine verdikleri tepkiler de birbirinden farklıdır. Bazı çocuklar bu durum karşısında içlerine kapanırlarken bazı çocuklar öfke nöbetleri geçirebilir, olumsuz duygularla isyan edebilirler.

 

Yapılan araştırmalara göre boşanma sonrası çocukta yas dönemi 4 ile 16 hafta arasında devam edebilmektedir. Çocukların bu duruma alışmaları daha uzun da sürebilir.  Ebeveynlere tavsiyem, çocukların duygularını dikkat ve anlayışla takip etmeleri ve onları duygularını ifade etmeleri konusunda yüreklendirmeleridir.

 

Ailesi tarafından anlaşıldığını hisseden bir çocuk, yaşadığı zor duygular karşısında daha az panik yaşayacak dolayısıyla da kendini ifade ederken aşırı davranışlara daha az ihtiyaç duyacaktır.

 

Her çocuk boşanma ile ilgili duygularını kendine özgü şekilde ifade edecektir. Boşanma sonrası çocuklarda dikkat edilmesi gereken bazı durumlar şöyle listelenebilir;

 

* Ani öfke patlamaları, agresif hareketler

* Okulda artış gösteren problemler

Konsantrasyon problemleri

Uyku düzensizlikleri

İçe kapanma

Geçmişte keyif alınan aktivitelerden keyif almamaya başlamak

Sık sık ağlama, yoğun üzüntü

Kendine zarar verici davranışlar

Yaşı büyük çocuklarda madde kullanımı

 

Çocuğunuzda bu gibi davranışlar gözlemliyorsanız ve durum gittikçe kötüye gidiyorsa mutlaka çocuğunuzun okulunu ve GP’nizi konu ile ilgili  bilgilendirin ve yardım isteyin. Bu zor süreçte çocuğunuz kadar sizin de koşulsuz ve yargılanmadan dinlenmeye ihtiyacınız olacaktır. Kendi ruh sağlığınızı ve ihtiyaçlarınızı da ihmal etmeyin. Sizin huzurunuz, çocuğunuzun mutlu ve huzurlu olması için gereken ilk koşuldur.

 

Çocuğunuzla Birebir İletişiminizde Kilit Nokta: Koşulsuz sevgi, sabır ve anlayış!

 

Çocuğunuzu dinleyin. Bırakın içindeki duyguları size aktarsın. Onları oldukları gibi kabul edin.

 

Bu duygular hazırlıklı olmadığınız şekilde suçluluk, acı, öfke ve endişe dolu olabilir. Çocuğunuzun sözlerini açık yüreklilikle dinleyin ve onu anladığınızı kendisine ifade edin. Önemli olan nokta, çocuğa hissettiklerini ifade ettiği için yargılanmayacağı, cezalandırılmayacağı mesajını vermek ve bu anlamda size her zaman güvenebileceğini, yaşadığı şey her ne kadar zor olursa olsun sizin kapınızın ona daima açık olduğunu vurgulamaktır.

 

Çocuğunuz sizi suçlayabilir, size kızabilir, sizi sinirlendirecek davranışlarda bulunabilir. Bu durumlarda kızmak, açıklama yapmak ya da kendinizi savunmak yerine örneğin, ‘Evden ayrıldığım için bana çok kızgınsın, seni anlıyorum. Bana kızgın olmanı anlıyorum’ şeklinde durumu kabullenen açıklamalar, çocuğunuzun kendisini daha iyi hissetmesine yardımcı olacaktır. Zor durumlar karşısında sizin göstereceğiniz sabır, çocuğunuzun yetişkinlikte  güçlüklerle başa çıkma becerisini şekillendirmede önemli rol oynar.

 

Çocuğunuzu duyguları hakkında dürüst olması için destekleyin. Sizi üzmekten ya da kızdırmaktan çekinmeden içinden gelenleri en açık şekilde ifade edebileceğini, onu her ne söylerse söylesin koşulsuz seveceğinize söz verin ve sözünüzde durun. Dürüst olduğunda, olumsuz bir tepkiyle karşılaşan çocuk size olan güvenini yitirecek ve kendini daha yalnız hissedecektir.

 

Buna engel olmak için yetişkinlerin kendi ruh sağlıklarını asla ihmal etmemeleri gerekmektedir. Boşanmanın getirdiği finansal zorluklar, duygusal yıpranma, sosyal çatışmalar kişilerin tolerans kapasitesini oldukça sınırlı hale getirebilir. Bu durumun çocukları yaralamaması için, yetişkinlerin de sunulan hizmetlerden faydalanmaları önemlidir.

 

Konu ile ilgili soru ve görüşleriniz için mail yolu ile irtibata geçebilirsiniz.

Serinin ilk yazısı için buraya tıklayabilirsiniz…

Işıl Sansoy – Uzman Psikolog (Londrali.com)
E-mail: info@isilsansoy.com

Advertisements